|
|


gesamt:toplam online kişi sayısı
gestern:dünkü online kişi sayısı
heute:bugünkü online kişi sayısı
online:bulunduğunuz zamandaki online kişi sayısı
|
|
|
šêñí šêñí Öy£ê šêvíyõ®ùM Kí ßí£êMêzšíñ åšKıM |
HANGİ OTSUNUZ Bİ BAKIN BAKALIM
Ocak 1 - 9 --- Isırgan otu Ocak 10 - 24 --- Ebemgümeci Ocak 25 - 31 ---Dereotu Şubat 1 - 5 --- Bildiğimiz ot $ubat 6 - 14 ---Çimen $ubat 5 - 21 --- Maydanoz $ubat 22 - 28 --- Kıvırcık Mart 1 - 12 --- Sarmaşık Mart 13 - 15 ---Dereotu Mart 16 - 23 ---Ebemgümeci Mart 24 - 31 --- Bildiğimiz ot Nisan 1 - 3 --- Isırgan otu Nisan 4 - 14 ---Kıvırcık Nisan 15 - 26 ---Ebemgümeci Nisan 27 - 30 --- Maydanoz Mayıs 1 - 13 --- Sarmaşık Mayıs 14 - 21 ---Çimen Mayıs 22 - 31 ---Dereotu Haziran 1 - 3 --- Ebemgümeci Haziran 4 - 14 ---Maydanoz Haziran 15 - 20 --- Isırgan otu Haziran 21 -24 ---Sarmaşık Haziran 25 - 30 --- Bildiğimiz ot Temmuz 1 - 9 ---Ebemgümeci Temmuz 10 - 15 --- Isırgan otu Temmuz 16 - 26 ---Çimen Temmuz 27 - 31 --- Bildiğimiz ot Agustos 1 - 15 --- Sarmaşık Agustos 16 - 25 ---Ebemgümeci Agustos 26 - 31 --- Maydanoz Eylul 1 - 14 ---Çimen Eylul 15 - 27--- Bildiğimiz ot Eylul 28 - 30--- Isırgan otu Ekim 1 - 15 ---Sarmaşık Ekim 16 - 27 --- Maydanoz Ekim 28 - 31 ---Kıvırcık Kasim 1 - 16 --- Dereotu Kasim 17 -30 ---Bildiğimiz ot Aralik 1 - 16 ---Isırgan otu Aralik 17 - 25 --- Sarmaşık Aralik 26 - 31 ---Çimen

Isırgan otu
Cekici ve populersiniz.. Kolayca arkadaş edinebiliyorsunuz.. Kendinden emin tavirlarinizla grup icinde liderlige yakışıyorsunuz. Eğer sizin liderliğinizi kabul etmiyorlarsa uygun bir yöntemle kabul ettiriyosunuz, yine olmazsa ısırıyosunuz...
Bildiğimiz ot
Utangac ve sevimlisiniz. Tanimadiginiz insanlarla konuşmayi sevmez ama arkadaşlarınızla herşeyi paylaşabilirsiniz. Arkadaş seçiminde oldukça dikkatlisiniz. Sevilen birisiniz. Doğayı çok seversiniz öylesine bir otsunuz
Sarmaşık
Yerinde duramayan birisiniz. Durmadan ona buna sarılıp duruyosunuz Cok arkadaşınız var ve sosyal yaşamınız cok renkli. Dedikoduyu biraz seviyorsunuz. Sizi taniyan sizin gibi biri daha olmadigini duşünüyor. Dikkat cekmeyi cok seviyorsunuz.

Kıvırcık
Esrarengiz birisiniz. Ne zaman nasil davranacaginiz pek belli olmuyor. Bazen herşeye salata oluyosunuz. Cogu şeyden ilk sizin haberiniz oluyor bu yuzden cok ilgi görüyorsunuz.
Ebemgümeci
Sessiz sakin ama cok zekisiniz. Dost canlisi, sevilmeyi bekleyen tavirlariniz ilgi cekiyor. Her yerde olmayan insan sağlığına yararlı bir kişiliğe sahipsiniz Kucuk bir arkadaş grubu size yetiyor. Fazla populer olmasaniz da yakinlarinin el ustunde tuttugu birisiniz
Dereotu
Siz lider olmak icin dogmuşsunuz. Ama yapacak bişey yok bazı organizasyonlarda sadece değişik tad bırakıyorsunuz o kadar. Sözünü dinleten, dediğini yaptiran birisiniz. Kararli tavirlariniz cevrenizdekileri etkiliyor. Insanlarin arkadaş olmak isteyebiliceği birisiniz.

Maydanoz
Uyumlu, herşeye maydanoz olmak burdan gelir sıcakkanlı birisiniz. Size nasil davranilmasini istiyorsaniz siz de herkese oyle davraniyorsunuz. Sadık ve dürüstsünüz, yapmacık insanlara ve dedikoduya karşısınız.
Çimen
Cok hassas ve narinsiniz. (çimlere basmayın ) Kolay aşık oluyorsunuz. Ne cok utangac ne cok girişkensiniz. Arkadaş grubunuzda kırılmaması icin kollanan birisiniz."
bunu http://spaces.msn.com/zugurtaga/ adresinden aldım hoşuma gitti! 
KILiBi DURDURMAK iÇiN ''ESC'' TUSUNA BASINIZ
 
KILiBi DURDURMAK iÇiN ''ESC'' TUSUNA BASINIZ
işte kızların rezilliği bunlara gülmekten başka bir şey yapılmaz 
KILiBi DURDURMAK iÇiN ''ESC'' TUSUNA BASINIZ
![video]() 
KILiBi DURDURMAK iÇiN ''ESC'' TUSUNA BASINIZ
 ![video]()
KILiBi DURDURMAK iÇiN ''ESC'' TUSUNA BASINIZ
![Yükleniyor...]() 
KILiBi DURDURMAK iÇiN ''ESC'' TUSUNA BASINIZ
Sen Sen : Çamlı dağlarda ağaran şafak... Sen : Duru gönüllerin nilüferisin Sen : Engin ovada sararan başak... Sen : Umut kaynağı, alınterisin Sen : Gökte yıldızsın, uykularda düş... Sen : Yeşil ekinsin sen beyaz gümüş.. Sen : Mavi denizsin sise bürünmüş... Sen : Sevda sırrının düğümlerisin Sen : Her güzelliğin canlı sergisi Sen : Kalb yarasının emin sargısı... Sen : Benim dileğim, Hakk'ın vergisi.. Sen : Gönlümde saplı aşk hançerisin Sen : Koyu gölgesin yaz sıcağında Sen : Olgun meyvesin dal kucağında Sen : Korsun, alevsin aşk ocağında Sen : Gadir Allah'ın şaheserisin Sen : Bensin gel gör ki ben sen değilim Sen : Benim düşünce ruhum ve dilim Sen : Benim gözlerim, ayağım, elim... Emin ol, sen bana benden berisin
http://i11.photobucket.com/albums/a198/honey_boxer/rose2.jpg
| S-Ö-Y-L-E-Y-E-M-E-D-İ-M |
|
|
   
Tek taraflı bir sevgiydi, beni sana bağlayan ve gözyaşına boğulan yüreğimdeki.. İki tarafına da dokunsan, hiçbir sonuç alamadığın, bir sevdaydı benimkisi.. Ben seviyordum ve içimden, bağıra bağıra söylüyordum. Ben sana aşıktım, ama sen hissetmiyordun.. Çıkaramıyordum içimdeki gücü. Anlatamıyordum ´seviyorum´lu biten o son sözü. Ve gözlerimle söylüyordum ve ben seni özlüyordum, ama sen görmüyordun...!
Seviyordum çocuksu bakışını. Her yere ayak uyduran, o çılgın rahatlığını. Ve yerinde kullandığın, olgun tavrını seviyordum.. Her şeyinle hoşuma gidiyordun ve bana, her şeyinle çekici geliyordun.. Ben sana hayrandım, ama sen bilmiyordun.. Söyleyemedim sana.. Attığım her yeni adımda, risk alarak başlardım hayata. Ama, sana karşı kumar oynayamadım, rest çekemedim hayata. Seni kaybetmekti, sevginin yanında sevgimin yalnız kalmasıydı korkum ve ben bunu, bir türlü göze alamıyordum...!
Sana söyleyemedim... Belki sen bunu, hiçbir zaman bilmeyeceksin.. Ama birgün öğrenirsen, suçu kendinde arama. Çünkü bütün suç benim.. Ve olur ya, birgün gelirsen bana, ben her zaman, her şeyimle seninim...!
    |
♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥
šêñí Öy£ê šêvíyõ®ùM Kí ßí£êMêzšíñ åšKıM
Aşk Nedir ??
Sesini duydugunuz anda avuclariniz terlemeye kalbiniz deli
gibi carpmaya ba$liyorsa... Bu a$k degil HO$LANMAKtir .....
Ellerinizi ondan cekemiyor surekli dokunmak sarilmak istiyorsaniz.. Bu a$k degil ARZULAMAKtir .....
Yaninizda bir tek o oldugu icin onu istiyorsaniz.... Bu a$k degil YALNIZLIKtir .....
Herkes onunla olmanizi bekledigi icin onunlaysaniz...
Bu a$k degil SADAKATtir ....
Size sicak, yakin davrandigi icin onunlaysaniz... Bu a$k degil KENDINE GUVENSIZLIKtir.....
Uzulmesini istemediginiz icin onunlaysaniz... Bu a$k degil ACIMAKtir ....
Ona deger verdiginiz icin hatalarini ho$goruyorsaniz.. Bu a$k degil ARKADA$LIKtir ....
Butun gun ondan ba$ka hicbir$ey du$unmediginizi
soyluyorsaniz.. Bu a$k degil KOCA BIR YALANdir ....
Onun iyiligi icin kendinizden cok $ey feda edebiliyorsaniz... Bu a$k degil YARDIMSEVERLIKtir .....
O uzgunken sizin de kalbiniz aciyorsa... I$te bu A$Ktir .....
Tarif edemediginiz bir cekim yuzunden ondan bir turlu kopamadiginizi du$unuyorsaniz.. I$te bu A$Ktir .....
O herkese guclu gorunmesine ragmen icindeki zayifligi hissedebiliyorsaniz.. I$te bu A$Ktir ....
Ba$kalarini da cekici bulmaniza ragmen
hic pi$manlik duymadan onunla kalmaya devam edebiliyorsaniz.. I$te bu A$Ktir .....!!
♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥
|
|
|
|
|
|
|
Benide Kırdılar
Beni de kırdılar içimde kırdılar karanlık camlardan sular akıyordu şimşekli bir boşlukta saat vurdu beni de kırdılar belki yalnızdılar belki onların da çocukluğu yoktu bütün şarkılara kapalıydılar bir genç kız değmemişti saçlarına. Beni de kırdılar ben artık küsüm yağmurları yağmıyor ağaçlarıma sularından içmiyorum susadım ama beni de kırdılar soğuk bir ölüm çevik bir bıçak gibi çakıldı aklıma oysa bir şarkıyım yeniden doğan günüm bütün şarkılara kapalıydılar. | | |
|
|
|
|
|
|
Seni Seviyorum demeyi özlemek.

Bilirsiniz bu özlemi, sevdigini özlemekten daha çok can yakar 'seni seviyorum' demeyi özlemek...
Akliniza geldikçe bu sözcükler, dilinizin ucuna takilir ve sonu huzursuz bir sessizliktir... Bu sessizlikler eksik bir sevgiyle birikir içinizde. Tüketilmis bir sevda vardir ellerinizde. Birisi veya birileri tüketmistir sevdanizi. Ve siz hep ayni sorulari soruyorsunuzdur kendinize 'sevdalar tükenir mi?' 'ask eksilir mi?' Bilmezsiniz eksilen ask degildir, sizsinizdir gidenin ardindan. Sevdiginizi söyleyemedikçe eksilirsiniz. Sevdiginizin yokluguna, seni seviyorum diyememenin acisina uyanirsiniz her gün...
Giden gitmistir ama hesabi verilmemistir sevdanin. Birileri sevdanizi tüketmistir, sevdanizda sizi... Sanki sevdiginize bir kez daha seni seviyorum diyebilseniz geri dönecektir, 'bak sevdan ellerimde, onu hiç birakmadim' diyecektir sevdiginiz... yalnizliginizin avuntusudur bu... Ama bir kez daha 'seni seviyorum' diyemezsiniz. Sevdaniz artik sessizliginizdir. Sessizliginizde eksilirsiniz ve sorulariniza bir yenisi eklenir; 'sevda, eksiltir mi insanlari?'
Gidenin bir gün geri dönmesinden, tekrar size 'seni seviyorum' demesinden korkarsiniz. Öyle çok acimistir ki içiniz, sessizliginiz üzerinize öyle sinmistir ki sevdiginizin dönmesini isteseniz de, korkarsiniz. Çünkü siz artik siz degilsinizdir. Içinde 'seni seviyorum' lar biriktirmis, bedenindeki dokunuslari göz yaslariyla yikamaya çalismis, yaralari kanamasin diye birilerine sarilamayan birisinizdir artik...
Basit iki sözcüktür 'seni seviyorum' Ama bu sözcükleri söyleyemedikçe kendinizden uzaklasmisinizdir... Sevdalarin tükenecegini, asklarin eksilecegini kabullenmissinizdir... Sözcükler anlamini yitirdiginde, yasaminda anlamini yitirdigini sonradan fark edersiniz ve sevdiginizin giderken hayatiniza anlam katan tüm sözcükleri de götürdügünü 'seni seviyorum' demeyi özlemeye basladiginizda anlarsiniz....

| |
 | |
| GERÇEK BİR OLAY... |
|
|
|
|
 GERÇEK BİR OLAY...
Bir kız ve bir delikanlı bir motosikletin üzerinde 180km hızla gidiyorlar ve aralarında şöyle bir konuşma geçiyor:
Kız: Lütfen yavaşla, ben korkuyorum!
Erkek: Hayır bak ne kadar eğlenceli!...
Kız: Lütfen, lütfen çok korkuyorum!!!
Erkek: Peki, beni sevdiğini söyle
Kız: SENİ ÇOK SEVİYORUM, lütfen yavaşla!
Erkek: Şimdi de bana sıkıca sarıl
Kız, delikanlıya sıkıca sarılır.
Erkek: Şapkamı alıp kendine takarmısın, başımı çok sıktı
Ertesi gün gazetelerde şöyle bir haber çıktı:
"Motosiklet kazası.. Motosiklet fren arızası nedeniyle bir binaya çarptı. Üzerindeki iki kişiden biri kurtuldu.."
Gerçek ise şöyleydi..
Yolun yarısında delikanlı frenlerin bozulduğunu anlamış ama bunu kıza belli etmek istememişti. Bunun yerine kızdan kendisi sevdiğini söylemesini ve son defa sarılmasını istemişti. Sonra da kendi ölümü pahasına, kızın başlığı takmasını ve hayatta kalmasını sağlamıştı. İşte gerçek aşkın anlamı buydu!... :( | |
| Sizler Sevdiklerinizi Unutmayın... |
|
ONU NE KADAR ÇOK SEVDİM 
Rahip, mezarlıktaki işine bitirmek üzereydi.O anda elli yıllık karısını kaybeden 78 yaşındaki adam : "Onu ne kadar çok sevdim." diyerek çığlık çığlığa ağlamaya başlamıştı. Yaşlı adamın yaslı sesi törenin asil sessizliğini bozmuştu.Mezar başındaki diğer aile bireyleri ve dostlar şok olmuşlardı, utanç içindeydiler.Yetişkin çocukları alı al moru mor babalarını yatıştırmaya çalıştılar : "Tamam,baba.Seni anlıyoruz." Yaşlı adam gözlerini dikmiş kazılan mezara yavaş yavaş inen tabuta bakıyordu.Rahip törene devam etti.Törenin sonunda,aile bireylerini ölüm töreninin kapanışı olarak tabutun üstüne toprak atmaya çağırdı. Yaşlı adam hariç hepsi sırayla toprak attılar. Yaşlı adam hala : "Onu ne kadar çok sevdim"diye sesli sesli konuşuyordu . Kızı ve iki oğlu konuşmasını engellemek istediler, ama o devam etti, "Onu sevmiştim!" Kalabalık mezarlığı terk etmeye hazırlanırken, yaşlı adam gitmemekte direniyordu. Gözlerini mezara dikmiş bakıyordu. Rahip yaklaştı : "Kendinizi nasıl hissettiğinizi biliyorum, ama gitme zamanı geldi. Buradan ayrılmalı ve kendimizi hayatın akışına bırakmalıyız." dedi. Yaşlı adam çaresizlik içinde bir kez daha "Onu ne kadar çok sevdim." diyerek söylendi. "Beni anlamıyorsunuz,"dedi Rahip'e "ben bunu ona sadece bir kere söyleyebildim... "
|
Koskoca bir bahçede harikulada çiçekler içinde bir papatya... Ve papatya aşık olmuş, yanmış tutuşmuş ak sakallı bahçıvana...Bir ümit bekliyormuş. Yüzlerce çiçeğin arasından Onunla, sadece onunla saatlerce ilgilensin... Buz gibi suyunu sadece ona döksün istiyormuş... Sadece ona değsin makası, Sadece ona gülsün dudakları... Kıskanıyormuş bahçıvanı, Kırmızı güllerden, Sarı lalelerden, Mor menekşelerden... Zambaklardan... Papatya, sadece bahçıvan için açıyormuş, Bembeyaz yapraklarını...Bir gün, Aşkı öyle büyümüşki... Papatya yapraklarını taşıyamaz olmuş... Eğilivermiş boynu... Toprağa bakıyormuş artık... Bahçıvanın sadece sesini duyuyormuş... Ayaklarını görüyormuş... Bunada şükür diyormuş... Yetiyormuş ona, bahçıvanın varlığını hissetmek... Zaman akıp gidiyormuş... Papatya bahçıvanın yüzünü görmeyeli çok olmuş... Ne var sanki boynumu kaldırsa Bir kerecik daha görsem yüzünü diyormuş...

Ve işte bir gün... Bahçıvan papatyaya dopru yaklaşmış... İncecik bedenini ellerinin arasına almış... Elindeki sopayı, köklerinin yanına, toprağa sokmuş bir iple papatyanın gövdesini bağlayıvermiş sopaya... Papatya o an daha çok sevmiş bahçıvanı... Hala göremiyormuş onu, ama bedeni kurtulmuş... Uzun bir müddet sonra, Bahçıvan uğramaz olmuş bahçeye... Gelen giden yokmuş... Kahrından ölecekmiş papatya... Ama işte bir sabah... Hortumdan akan suyun sesiyle uyanmış... Derin bir oh çekmiş... Çılgıncasına sevdiği bahçıvan geri gelmiş...
Birden, kendisine doğru gelen iki ayak görmüş... Bu onun delicesine sevdiği bahçıvan değilmiş... Başka birisiymiş... Adamın elinde bir de makas varmış... Papatyanın kafasını kaldırmış yukarıya doğru...Ne güzel açmışsın sen öyle demiş... Bu gencecik, yakışıklı bir delikanlıymış... Gözleri gök mavisi, saçları güneş sarısyımış... Ama gövden seni taşımıyor demiş. Elindeki makası papatyanın boynuna doğru uzatmış... Ve bir hamlede bağını gövdesinden ayırmış... Papatya yere düşerken hatırlamış sevdiğini... O ak saçlı, ak sakallı, yaşlımı yaşlı bahçıvanı hatırlamış... Birde o gencecik, yakışıklı delikanlıyı düşünmüş... Ve o an anlamış, neden o yaşlı bahçıvanı sevdiğini... O her şeye rağmen, papatyaya emek vermiş... Ona hiç bir zaman güzel olduğunu söylememiş, ama onu aslında hep sevmiş... Papatya anlamış artık... Sevgi, emek istermiş... Yere düştüğünde son bir kez düşünmüş sevdiğini... Teşekkür etmiş ona içinden... Son yaprağıda kuruduğunda, biliyormuş artık... 
Gerçek sevginin, söylemeden, yaşamadan ve asla kavuşmadan varolabileceğini..

| YA SEN? |
|
|

INANIYOR MUSUN ?
Adamın biri her zaman yaptıgı gibi saç ve sakal trası olmak için berbere gitti. Onunla ilgilenen berberle güzel bir sohbete basladılar.Degisik konular üzerinde konustular. Birden Allah ile ilgili konu açıldı...
Berber: " Bak adamım, ben senin söyledigin gibi Allah'ın varlıgına inanmıyorum."
Adam: " Peki neden böyle diyorsun?"
Berber: " Bunu açıklamak çok kolay. Bunu görmek için dısarıya çıkmalısın. Lütfen bana söyler misin, eger Allah var olsaydı, bu kadar çok sorunlu, sıkıntılı, hasta insan olur muydu, terkedilmisş çocuklar olur muydu? | Allah olsaydı, kimse acı çektirmez, birbirini üzmezdi. Allah olsaydı, bunların olmasına izin verecegini sanmıyorum..."
Adam bir an durdu ve düsündü, ama gereksiz bir tartısmaya girmek istemedigi için cevap vermedi. Berber isini bitirdikten sonra adam dısarıya çıktı. Tam o anda caddede uzunsaçlı ve sakallı bir adam gördü. Adam bu kadar dagınık göründügüne göre belli ki trasş olmayalı uzun süre geçmisti. Adam berberin dükkanına geri döndü.
Adam: Biliyor musun ne var, bence berber diye birsey yok
Berber: " Bu nasıl olabilir ki? Ben buradayım ve bir berberim."
Adam: " Hayır, yok. çünkü olsaydı, caddede yürüyen uzun saçlı ve sakallı adamlar olmazdı."
Berber: " Hımmm... Berber diye birsey var ama o insanlar bana gelmiyorsa, ben ne yapabilirim ki?"
Adam: " Kesinlikle dogru! Püf noktası bu! Allah var, ve insanlar ona gitmiyorsa, bu gitmeyenlerin tercihi. Iste dünyada bu kadar çok acı ve keder olmasının nedeni!"

''YA OLDUGUN GIBI GÖRÜN,YADA GORUNDUGUN GIBI OL''
OLURDA BU KADAR OLMAZ...
dede ile nineyi görüyor musunuz!!!
 
|